23 Nisan 2011 Cumartesi

Mayakovski'den sonra yıkmakla ilgili tüm fikirlerim değişti

Sevinmek İçin Çok Erken

Hayır yoldaş hayır!

Kışlık Saraydan ve müzelerden en az sizin kadar ben de tiksiniyorum. Ama yıkmak, kurmak kadar eskidir, o ölçüde gelenekseldir. Artık sevmediklerimizi yıkarken, sıkıntıya doğru gidiyoruz, tıpkı kurulanı seyrederken olduğu gibi esniyoruz. Tarihin dişi düşündüğümüzden çok daha fazla ağuludur, zamanın kargışlaması silinemez. Çığlığımız hala acının çığlığı, nesneninki değil.Yıkarken, eski dünyanın kölesi kalmış oluruz gene:Geleneği durdurmak onu sürdürmektir. Daha büyük bir kargış ağırlığını duyuruyor üzerimizde: Uyumadan yemeden edemiyoruz. Kimileri kurmayı, kimileri yıkmayı sürdürecek, çünkü güneşin altında her şeyin kendi zamanı vardır, ama ne kurmaya ne de yıkmaya benzemeyen bir üçüncü güç doğmadıkça, bizler köle olmayı sürdüreceğiz.

Mayakovski

19 Nisan 2011 Salı

no phone- cake

No phone, no phone

I just want to be alone today

No phone, no phone



Ringing, stinging

Jerking like a nervous bird

Rattling up against his cage

Calls to me throughout the day

See the feathers fly



No phone, no phone

I just want to be alone today

No phone, no phone

No phone, no phone

I just want to be alone today



Rhyming, chiming

Got me working all the time

It gives me such a worried mind

Now, I don't want to seem unkind

But God it's such a crime



No phone, no phone

I just want to be alone today

No phone, no phone

No phone, no phone

I just wanna be alone today

No phone, no phone


Shaking, quaking

Waking me when I'm asleep

Never lets me go too deep

Summons me with just one beep

The price we pay is steep



I've been on fire

Yet I still stay frozen

So deep in the night

My smooth contemplations will always be broken

My deepest concerns will stay buried and unspoken

No, I don't have any change but here's a few subway tokens



No phone, no phone

I just wanna be alone today

No phone, no phone

No phone, no phone

I just wanna be alone today

No phone, no phone



No phone, no phone

I just want to be alone today

No phone, no phone

No phone, no phone

I just wanna be alone today

No phone, no phone

the cable guy

17 Nisan 2011 Pazar

Alo, Alo?


"Alo, Alo, duyuyor musun sesimi?
Orada acaba havalar güzel mi?

Burada, yağmur altında bile
Kokun peşimde, sanki biraz Esterelle

Kulübenin içindeyim
Cam bir kafesle çevrelenmişim

Hayalimde ise sen
Denize açılmışsın bir gemiylen

Alo, Alo, duyuyor musun sesimi?
Laurent, Jean-Luc ve Joelle iyi mi?

Anlat bana, dostların yine
Balık avlamaya gittiler mi sahile

Etti bizden dört ünite
Sayıldı artık her sözümüz de

Sesleniyorum habire
Söyle bana, neler oldu orada?

Ne saklıyorsun sesinde?
Bu gece kimle danstasın acaba?

Alo, Alo, duyuyor musun sesimi?
Duyuyor musun? Yuttun mu dilini?

Alo, sesin çok aşağılarda
Kalacaksın aşağılarda, anımsadığımda seni.

Artık kapatmam gerek
Dışarıda insanlar sabırsızlanıyor

Konuştum çabucak
Sana söyleyeceklerim neredeyse bitiyor

Alo, Alo, duyuyor musun sesimi?
Dışarıda bekleyenler bastırıyor

Bu çılgınlık denizinin içinde
Parçalanmış bir aşk dünyayı sarmalıyor"
godard week end